Tag Archives: meridyenler

haftanın son yoga dersi

Standard

Haftanın son iş günü geldi mi herkeste bir yorgunluk… Çoğumuz bir an önce kendisini eve atmak ve televizyon karşısında yayılma derdinde… Kimileriyse haftanın son iş gününü yoga dersiyle sonlandırmak ve bedenen, ruhen ve zihnen rahatlamak ve arda kalan son enerjileriyle yoga dersine gelip dinginleşmek ve sakinleşmek peşinde…

20130412_130012

Cuma akşamları hızlı ve hareketli dersler yerine sakin ve meditasyona yönelik dersler yapmayı tercih ediyorum. Özellikle son birkaç haftadır “yin yoga” (derin bağ dokularını esnetmeye yönelik yoga) ile tüm bedeni esnetmeyi amaçlıyorum. Her hafta bedenin farklı bir bölgesini çalıştırarak o bölgede birikmiş olan fiziksel ve ruhsal yüklerden kurtulmak için öğrencileri her bir “asana”da (duruş) en az dört beş dakika bekletiyorum. Bacağın önündeki kalça fleksör kasları ve mide ve dalak meridyeni, kasık kasları ve karaciğer ve böbrek meridyeni, bacağın arkasındaki hamstring kasları ve idrar kesesi meridyeni ve kalçayı dışa çeviren kaslar ve safra kesesi meridyeni…

İlk hafta “half butterfly” (yarım kelebek), “half frog” (yarım kurbağa), “caterpillar” (tırtıl), “viparita karani” (bacaklar 90 derece havada) gibi duruşlarla bacağın arkasındaki hamstring kaslarına ve idrar kesesi meridyenine odaklandık ve korku duygusu üzerine çalıştık.

İkinci hafta omurgaya ve sırta yönelmiştik. Bedenin arka yüzü de idrar kesesi ile ilişkiliydi ancak günümüzde birçok kişi sırt ağrıları çektiği için omurgayı çalışmıştık. Özellikle öne eğilmeden önce her duruşta dik bir şekilde en az bir dakika bekleyip kuyruksokumunu geriye doğru çıkartıp öne eğilmeye özen göstermiştik. Dersin sonunda da burgular ile omurgayı rahatlatmıştık.

Üçüncü hafta bacak içine ve kasıklara odaklanmıştık. Amacımız karaciğer üzerine çalışmak ve öfke duygusunun bizde ne gibi etkisi olduğunu gözlemlemekti. “Half butterfly” ve “half frog” duruşlarında ortaya eğilmiştik. Diğer duruşlar ise “dragonfly” (helikopter böceği) ve “frog” (kurbağa) idi.

Her Cuma akşam derslerinde bedenin belli bir bölgesine odaklanmaya devam edeceğim, Amacım bir derste tüm bedeni çalışmak yerine sadece belli bir bölgeyi çalıştırıp daha yoğun bir rahatlama sağlamak. Sadece belli bir bölgeye odaklanıp daha derin bir esneme sağlamak ve bu esnemenin içimizde uyandırdığı duyguları gözlemlemek… Gözlerimizi kapatıp içimize dönmek, gözlerimizi kapatıp dışarıyı değil içimizdekileri görmeye çalışmak… Gözlerimizi kapatıp sadece bedeni, zihni ve ruhu fark etmeye çalışmak ve yaptığımız her şeyi tam bir farkındalıkla yapmak…

 

Reklamlar

safra kesesi

Standard

Yin yoga derslerinin olmazsa olmazıdır öğrencilere meridyenler ile ilgili bilgi vermek… Her derste olduğu gibi geçen haftaki grup dersinde de öğrenciler duruşlar içinde beklerken yin yoga, meridyenler ve duygular hakkında bilgi veriyordum. Safra kesesi meridyenine denk gelen bir “asana”yı (duruş) yaparken öğrencilerden bir tanesi safra kesesi ameliyatı olduğunu ve bu organını aldırdığını söyledi ve bana bir soru yöneltti: “Peki şimdi ben bu duruşu yaparken hiçbir şey hissetmeyecek miyim? Yani sizin o bahsettiğiniz duygular bende oluşmayacak mı? Ya da ne hissetmeliyim?” O an öğrenciye verecek bir cevabım yoktu. Çünkü bu konuda hiçbir fikrim yoktu ve konu hakkında bilgim yoksa o konuda konuşmamayı tercih ediyordum. Öğrenciye, “bu konuda hiç bilgim yok. Yanlış bilgi de vermek istemiyorum. Ben bu konuyu araştırayım ve öteki dersimizde sizleri bilgilendireyim” dedim.

20130412_125946

Eve gelir gelmez ilk işim evdeki kitaplarımı incelemek oldu. Bu konu hakkında bilgi bulamayınca internette araştırmaya başladım. Ve ne göreyim? Birçok öğretmen derslerinde böyle bir sorunla karşılaşıyormuş.

Bedenimizde herhangi bir organı ameliyat ile aldırmış olsak bile o organın enerjisi yok olmuyormuş. Biz o organının enerjisini hissetmeye devam ediyormuşuz. Safra kesesi, cesaretimizin doğduğu bir organ. Hareket ve akış ile ilgili olan tahta elementiyle özdeş. Tahta elementinin enerjisi belirginlik ve netlik ile alakalı. Bu yüzden bu enerji dengede olduğunda, fırsatları daha iyi görebiliyor ve harekete geçebiliyoruz.

Safra kesesi ile karaciğer kardeş organlar. Safra kesesi “yang” bir organken karaciğer “yin” bir organ. “Yang” organlar sindirim ve besin maddelerinin bedende taşınması görevini yerine getirirler. “Yin” organlar ise temel maddelerin üretiminden, düzenlenmesinden ve muhafaza edilmesinden sorumludur. Safra kesesi, safra üretip salgılarken karar verme ve plan yapma yeteneğimizi de kontrol ediyor. Enerjileri kontrol ederek rüyalarımızı etkiler. Duygusal olarak ise, safra kesesi hayattan aldığımız zevk, ilham, kararlılık, cesaret ve aldığınız kararları uygulamak ile ilgili. Eğer, hayattan zevk alamıyorsak, karar vermede zorlanıyorsak ya da kararsızlık çekiyorsak, safra kesesi enerjimizde sorun var demektir. Safra kesesi enerjimiz düzenliyse, mutlu, sağlıklı, kararlı ve tutkulu oluruz.

Organların duyguları açısından ele aldığımızda karaciğer ve safra kesesinin duygusu öfke. Eğer öfke duyuyorsanız ve bunu içinizde tutup dışarıya hiç belli etmiyorsanız, zaman içinde karaciğer ve safra kesesi meridyeninizde sorun yaşamamaya başlayabilirsiniz. Stres altındaysanız ve bir de kötü besleniyorsanız yine bu meridyenin dengesini bozabilirsiniz. Denge bozulduğunda da, öfke ortaya çıkar ve bedeninizde gözle görülür etkiler oluşur. Mesela gözleriniz ve yüzünüz kızarabilir, aniden öfkelenebilirsiniz, kulaklarınız çınlayabilir, başınız migren ağrısı yoğunluğunda ağrıyabilir ve sinirli olabilirsiniz.

Ayrıca, safra kesesi uykumuzun kalitesine de etkileyen bir organdır. Eğer bu organda sorun varsa, gece yarısı ya da sabah erken aniden uyanabilir ve yeniden uykuya dalamayız.

Yin yoga, meridyen, akapunktur ve Çin tıbbına göre, safra kesesi ameliyat ile alınsa bile yine de safra kesesi enerjisini hissetmeye devam ediyoruz. Safra kesesine zararlı olan yağlı ve baharatlı yemekler yemeğe devam edersek ve beslenme şeklimizi değiştirmezsek, safra kesesinin sıcaklığını hissetmeye devam edebiliyoruz. Safra kesemiz alındığında, görevlerini yerine getiremeyeceği için bedenimizde safra kesesinin eksikliğini hissedebiliyoruz. Her şeye rağmen, bu meridyene akupunktur yaptırmaya devam edebiliyoruz ve sanki safra kesemiz alınmamış gibi akupunktur tedavisinin faydasını görebiliyoruz.

Araştırdıklarımdan anladığım kadarıyla herhangi bir organımız alınsa bile onun bedenimizde yarattığı duygu ve etkiler devam ediyordu. Belki biraz daha az hissediyorduk ama enerji yok olan bir şey değildi. O yüzden organların ve meridyenlerin enerjisi baki kalıyordu.

Bir daha yin yoga yaptığımızda ve meridyenlere odaklandığımızda organımız ameliyat ile alınmış olsa bile gözlerimizi kapatıp ne hissettiğimizi fark etmeye çalışmaya ne dersiniz? Gözleri kapatıp o an içinizden gülmek geliyorsa gülmeye, ağlamak geliyorsa ağlamaya, bağırmak geliyorsa bağırmaya, söylenmek geliyorsa söylenmeye, öfkelenmek geliyorsa öfkenizi dile getirmeye ne dersiniz? İçimizde tuttuğumuzda neler olacağını hep beraber öğrendik. O halde içimizde tutmak yerine ifade etmeye ne dersiniz?