değişim…

Standard

Geçen hafta itibariyle cemreler düşmeye başlamıştı. Önce havaya, sonra suya ve en son da toprağa… Bir önceki yazımda düşen cemrelerle birlikte yoga derslerinde bedeni dengelemeye çalıştığımızdan ve bedenlerimizi yaklaşan ilkbahara hazırladığımızdan bahsetmiştim. Cemreler baharın gelişini simgeliyordu. Kışın ağırlığından kurtulmak ve değişen hava koşullarına uyum sağlayabilmek için yoga derslerinde bedenimizi cemrelere tekabül eden elementlere uygun olarak çalıştırarak bedenleri ilkbahara hazırlayabilirdik.

20150202_104809

Cemre neydi? Cemre, ilkbahar başlangıcında yedişer gün arayla sırasıyla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışıydı. Kelime anlamıyla kor halindeki ateş… Birinci cemrenin 20 Şubat’ta havaya, ikinci cemrenin 27 Şubat’ta suya , üçüncü cemrenin 6 Mart’ta (artık yıllarda 5 Mart) toprağa düştüğü varsayılır.

İlk hafta hava elementiyle ilgili bir akış çalışmıştık. Bu hafta sıra su elementiydi. Su elementi, akış halinde olmak, hareket halinde olmak ile ilgiydi. Değişim içeriyordu. Direnmek yerine akışla birlikte hareket halinde olmak… Estetikten yoksun bir hareket değil, zarafet ile hareket etmek. Dans eder gibi… Sel de bir suydu ama yakıp yıkıyordu. Dere de bir suydu ama hep sakin ve dingindi… Sel gibi değil, dere gibi olmak… Sakin ve dingin hareket etmek…

Su elementi, ikinci çakra yani “svadisthana çakra” (sakral/cinsel çakra) ile ilgiliydi. Esneklik ve kadın enerjisi…  Kalça açıcı duruşlar… Yaratıcılık, öncelikle kendimizi sevmek… Severek, bu çakrada yerleşebilecek tüm olumsuz duygulardan arınmak…

Su elementiyle ilgili bir derste akış ve hareket önemliydi. Değişim önemliydi. Onun için “vinyasa” (akış) bir ders yapmak da fayda vardı. Hareket halinde bedenin biraz terlemesiyle su elementini hissetmek…

Kalça açıcı “vinyasa” derslerinde zirve duruşu olarak “hanumanasana” (maymun duruşu) yaptırmaya karar vermiştim. Duruşa kalça fleksör kaslarını, hamstring kaslarını ve kasık kaslarını esneterek hazırlandık.

Zirve duruşunu denedikten sonra bedeni dengeleyip rahatlatıp “savasana” (derin gevşeme ve dinlenme pozisyonu) ile dersi sonlandırdık.

Su elementi, değişim ile ilgiliydi… Efesli Herakleitos’un dediği gibi, “aynı ırmakta iki kez yıkanamayız. İkinci kez girdiğimizde bu ırmak büsbütün başka bir ırmaktır artık. Bu arada, akıp giden sular onu başka bir ırmak yapmıştır.” Yogada da öyle değil miydi? Her an yeni bir andı. Ve her an yaşanırken bile “geçmiş” olmuştu…

Reklamlar

About burcuyircali

Hayata bambaşka bir meslek dalında atılmış ve 30 yaşından sonra kendini yoga dünyasının içinde bulan biri... Günde üç vardiya halinde bilgisayar başında ingilizce haber yazan biriyken, sırt ve bel ağrılarından muzdarip olup bir anda kendini yogada bulan ve kıpır kıpır yaşantısını yogayla sakinleştiren biri... Son beş yıl içinde yogayla dinginleşen, ve aslında kendini bulan biri... Tüm bu nedenlerden dolayı, yoga eğitmeni olmaya karar veren, hayatının akışını bir anda değiştiren, yoga önündeki tüm engelleri kaldıran ve kendini tamamen yogaya adayan biri... Sürekli yoga içinde olmayı, birşeyler okumayı, yaratmayı, insanlarla yogayı paylaşmayı ve yaşamayı seven biri... Gezmeyi, değişik deneyimler edinmeyi, okumayı, bazen yalnız başına kalmayı, bazen de etrafında binlerce insan olmasını seven biri... Kısacası herkesten bir parça içeren, herkes gibi olan biri...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s