ruhunuzun evini şekillendirin!

Standard

Geçen ilkbaharda bir arkadaşımın yanına tatile gittiğimde değişik yoga derslerine katılmıştım. Bunlardan biri sıcak yogaydı. Nam-ı diğer “Bikram yoga.” (Bu konu hakkındaki yazıya https://burcuyircali.wordpress.com/2014/05/11/sicak-yoga/ linkine tıklayarak ulaşabilirsiniz.) Bir diğer değişik yoga tarzıysa “yoga sculpt” idi. Peki neydi bu “yoga sculpt”?

2009-2012

“Yoga sculpt”, ağırlık kullanılarak yapılan hızlı bir yoga tarzıydı. “Vinyasa” (akış) yoga tarzı.  Asanaları yaparken nabzı hızlandıran, metabolizmayı çalıştıran ve bedenin şekillendirilmesine yardımcı bir yoga tarzı. Biz bu derse Türkçe bir isim bulmak istersek, “şekillendirici yoga” diyebiliriz bence.
Klasik yoga derslerine kıyasla, daha hızlı müziklerin kullanıldığı, ellere “dumbell”lar alındığı, bir asanadan bir asanaya hızlı bir şekilde akıldığı terlettiren bir yoga dersi düşünün. Akış boyunca sık sık “lunge” ve “squat” yapıldığını hayal edin. İşte size “yoga sculpt” ya da Türkçe ismiyle “şekillendirici yoga.”
Tatilde katıldığım dersler arasında en sevdiğim ders “yoga sculpt” olmuştu. Yalnız o ülkede bu yoga tarzını da sıcak bir sınıfta yapıyorlardı. Oysa ben, ders verdiğim yoga stüdyosunda “yoga sculpt” derslerini, sınıfı ısıtmadan normal dereceli bir sınıfta yapmaya karar vermiştim. Derslere başlamadan önce, gerekli malzemeyi temin etmek gerekiyordu. Önce yarım kiloluk “dumbell”lar aldık. Neden yarım kilo diye soracak olursanız, cevabı çok basit. Çünkü elimizde ağırlıklarla o asanadan bu asanaya akarken, yarım kiloyu bir anda kendini iki kilo gibi hissetmeye başlıyordunuz. Müzik listeme, ders için hızlı şarkılar da eklemiştim. Artık herşey tamamdı. Sadece değişik tarz yoga denemek isteyen öğrencilere ihtiyacımız vardı.
Peki nasıl bir dersti “yoga sculpt?” Bu dersin akışı nasıldı? Diğer yoga dersleri gibi miydi? Evet tahmin ettiğiniz gibi, “yoga sculpt” dersleri de bir meditasyon ile başlıyordu. Bağdaşta oturup bedeni ve zihni derse hazırlıyorduk. Sonra omurgayı ısıtarak devam ediyordu ders. “Utthita balasana” (uzanmış çocuk) ile bedeni öne eğip omurgayı uzattıktan sonra “marjaryasana-bitilasana” (kedi-inek esnetmesi) ile omurgayı iyice ısıtıyorduk. “Adho mukha svanasana” (aşağı bakan köpek) ile ayağa kalkıp en son “tadasana”da (dağ duruşu) akışa hazır hale geliyorduk.
Birkaç “surya namaskara” (güneşe selam) serisiyle bedeni iyice ısıttıktan sonra, elimize “dumbell”ları alma zamanı geliyordu. Bu defa elimizde ağırlıklarla “vinyasa” akışlara devam ediyorduk. “Şekillendirici yoga”nın en temel akışı “adho mukha svanasana”dan (aşağı bakan köpek) “ashva sanchalanasana”ya (yüksek hamle), yüksek hamleden “virabhadrasana II”ye (ikinci savaşçı), ikinci savaşçıdan da “viparita virabhadrasana”ya (ters savaşçı) geçişti.
Elimizde ağırlıklar olduğu için bedenin değişik bölgelerini de çalıştırıyorduk. “Ashva sanchalanasana”da bazen biceps (ön kol) ve quadriceps (ön bacak) kaslarını çalıştırıyorduk bazen de omuz kaslarını çalıştırmak için kolları yanda teslim olmuş gibi açıp yukarı aşağı indirip kaldırıyorduk. “Virabhadrasana II”deyken kürek kemiklerini (skapula) çalıştırmak için dirsekleri azıcık büküp dirsekleri arkada birbirine yaklaştırıp uzaklaştırıyorduk. “Yogik çömelme” pozisyonunda ise kimi zaman tek tek topukları kaldırıyorduk, kimi zaman iki topuğu birden kaldırıyorduk, kimi zamansa bu duruştayken omuz çalıştırıyorduk.
“Ashva sanchalanasana”, “virabhadrasana II”, “viparita virabhadrasana” ve “utkatasana” (sandalye) duruşlarında ayak parmak uçlarını yerden kaldırıp dengede kalıp kalamadığımızı gözlemliyorduk. “Utkatasana”dayken triceps (arka kol) kaslarını çalıştırmak için kolları bedene yapıştırıp geriye açıp kapatıyorduk. Bazen de tüm bu duruşlarda derinleşip beş nefes bekliyorduk. Belki de en zor anlar asanalarda derinleşip beklemekti.
Denge duruşları, “şekillendirici yoga” dersinin olmazsa olmaz asanalarındandı. Denge duruşlarının arka arkaya sıralanması… Ellerimizde ağırlıklarla… Dersin bir başka zor anı olarak nitelendirilebilirdi. “Vrksasana”dan (ağaç) “garudasana”ya (kartal), kartaldan “virabhadrasana III”e (üçüncü savaşçı), üçüncü savaşçıdan “urdhva prasarita eka padasana”ya (ayakta bacakları ayırma duruşu), “urdhva prasarita eka padasana”dan da “uttanasana”ya (ayakta öne eğilme) geçiş. Bu denge akışının ne kadar zor olabileceğini ve ellerimizde “dumbell” varken daha da zorlayıcı olabileceğini tahmin edersiniz sanırım.
Dersin yarısına geldiğimizde “adho mukha svanasana”dan (aşağı bakan köpek) “malasana”ya (dua tespihi/çelenk duruşu) zıplayıp yere oturuyorduk. Karın kaslarını çalıştırmak için, sırt üstü yatıp ayaklar yerde mekik, bacaklar 90 derece yukarda mekik yapıyorduk. Karın kasları denince, oblik kaslarını esgeçmek olmazdı. Bu kaslar için ise aktif burgular yapıyorduk. Ve tabii ki “phalakasana”da (sopa duruşu) en az beş nefes bekleyerek karın kaslarını iyice çalıştırıyorduk.
Bedeni soğutmak ve yerdeki asanalara hazırlamak için birkaç “surya namaskara” (güneşe selam) serisi yaptıktan sonra, yavaşça yere oturuyorduk. Bir arkaya eğilme ve bir ters duruş… Tercihen “setu bandhasana” (yarım köprü) ve “salamba sarvangasana” (omuz duruşu)… Bir öne eğilme ve bir burgu ile bedeni dengeleme… “Paschimottanasana” (yerde öne eğilme) ve “jathara parivartanasana” (karından burgu)… “Ananda balasana” (mutlu bebek) ve “apanasana” (dizleri göğüse çekme) ile omurgayı rahatlattıktan sonra “savasana” (derin gevşeme ve dinlenme pozisyonu)…
“Şekillendirici yoga”, temelinde bedene odaklı bir ders olduğundan dersi bitirirken felsefi bir noktaya değinmek pek mümkün olmuyordu. “Savasana” sonrası bağdaşta otururken tek bir şey söyleyebilmiştim: “Bedenimiz, evimizdir. Ruhumuzun ikamet ettiği yerdir. Bugün bu evi güzelleştirmek ve şekillendirmek için çalıştık. Ruhunuzun evini ihmal etmeyin ve her zaman güzelleştirip şekillendirin.”

Reklamlar

About burcuyircali

Hayata bambaşka bir meslek dalında atılmış ve 30 yaşından sonra kendini yoga dünyasının içinde bulan biri... Günde üç vardiya halinde bilgisayar başında ingilizce haber yazan biriyken, sırt ve bel ağrılarından muzdarip olup bir anda kendini yogada bulan ve kıpır kıpır yaşantısını yogayla sakinleştiren biri... Son beş yıl içinde yogayla dinginleşen, ve aslında kendini bulan biri... Tüm bu nedenlerden dolayı, yoga eğitmeni olmaya karar veren, hayatının akışını bir anda değiştiren, yoga önündeki tüm engelleri kaldıran ve kendini tamamen yogaya adayan biri... Sürekli yoga içinde olmayı, birşeyler okumayı, yaratmayı, insanlarla yogayı paylaşmayı ve yaşamayı seven biri... Gezmeyi, değişik deneyimler edinmeyi, okumayı, bazen yalnız başına kalmayı, bazen de etrafında binlerce insan olmasını seven biri... Kısacası herkesten bir parça içeren, herkes gibi olan biri...

One response »

  1. Geri bildirim: kendini iyi dinle! | burcuyircali

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s