yoga: derslerde müzik olmalı mı?

Standard

Müzik, melodiler, notalar… Hayatımda mutlaka müzik olmalı. Arabada giderken, doğada ya da deniz kenarında tek başıma yürüyüş yaparken, uyurken ve tabi ki yoga yaparken…
Bazı eğitmenler yoga derslerinde müzik kullanmayı tercih etmezler, bazıları için ise müzik olmazsa olmazdır. Ben, ikinci grup eğitmenlerdenim. Müzik benim hayatımın bir parçasıysa, mutlaka benim derslerimde de yerini almalıdır. Neden mi? Çünkü müzik ruhun gıdasıdır. Madem biz yogayla ruhumuzu gevşetmeyi, ferahlatmayı ve beslemeyi düşünüyoruz, o halde müzik de derslerimizde yer almalıdır diye düşünüyorum.
Peki ne tarz müzik? İlla ki yoga müzikleri veya doğu melodileri mi kullanmalıyız derslerimizde? Ya da derslerimiz, bir eğitmenin kişiliğini ve tarzını yansıttığı için onun müzik zevkini de yansıtamaz mı? Eğitmen, sevdiği müzikleri, dinlediği parçaları derslerinde kullanamız mı?
Bence, müzik evrenseldir. Eğer yogayla ruhumuzu besliyorsak, o zaman istediğimiz bir müzik tarzını kullanabiliriz. Tek yapmamız gereken, ruhu rahatsız edecek, gürültülü ve beynimizi, bedenimizi ve ruhumuzu yoracak parçalardan uzak durmak…
Peki o zaman, yoga derslerimizde ne tarz müzikleri kullanabiliriz? Mantralar (yoga şiirleri); sufi parçaları; ney, flüt ve saksafon melodileri; klasik müzik; belki hafif caz parçaları derslerimizde kullanabileceğimiz müzik çeşitleri olabilir. Bu tamamen tarzımızla ve dinlediğimiz müzikle ilintilidir. Yeter ki, müzik öğrencilerimiz üzerinde sakinleştirici, birleştirici ve huzur verici bir etki bıraksın.
Doğal olarak, dersin teması ve vermek istediği mesaj da müzik seçimimizde önemlidir. Bir dersimizde arkaya eğilmelere ve içimizde coşkuyu arttırmaya ağırlık verdiysek, o dersimizde daha coşkun müzikler kullanıp öğrencilerimizi kendi sınırlarını aşmayı denemeye cesaretlendirebiliriz. Ayrıca kullandığımız parçalar da sözleri itibariyle mesaj da verebilir. Tina Turner’ın “Beyond” parçası ya da “Gayatri Mantra” böyle bir derste iyi gidebilir. (dinlemek için aşağıdaki linkleri tıklayabilirsiniz.)
Başka bir dersimizde öne eğilmelere ve içimize dönmeye yöneldiysek, o gün daha sakin, daha dinlendirici ve bizi kendi iç sesimizi dinlemeye yönlendirecek parçaları seçebiliriz. Sufi parçalar, ney ve flüt melodileri böyle bir ders için çok uygun olabilir. Dersimizin teması sabır, sükunet ve kabullenmeyse eğer, klasik müzik ve caz melodileri dersimizi renklendirebilir.
Dersin sonundaki derin gevşeme ve dinlenme pozisyonundaki — yani “savasana”daki — müzik seçimimiz belki de dersin tüm niyetini ve temasını etkileyecek en önemli tercihimizdir. Savasana, tümüyle gevşediğimiz, yoga matımız (minderimiz) üzerinde eridiğimiz ve kendimizi teslim ettiğimiz bir duruştur. O nedenle, seçtiğimiz müzik de bizi gevşetecek, ve bedenimizi tamamen bırakabileceğimiz ve kendimizi teslim edebileceğimiz bir parça olmalıdır. Su sesi, yağmur sesi, kuş sesi gibi doğa melodileri; sakinleştirici bir mantra, hafif saksafon melodileri savasana için uygun seçimler olabilir.
Bazen öyle dersler yaparız ki, savasana’da bile temaya ve dersin niyetine uygun bir müzik parçası seçmemiz gerekebilir. Hamile yogası staj dersi verirken, derin gevşeme pozisyonu için bir farklılık yaratmak istedim. Günlerce düşündüm taşındım. En sonunda aradığımı buldum. Dersin sonunda, gebelerimizi bebekleriyle başbaşa bırakacağım derin gevşeme ve dinlenme pozisyonunda, belki de savasana’ya hiç uymayacak bir parça seçmiştim. Candan Erçetin’in “Melek” adlı şarkısını savasana melodisi olarak kullanmıştım. Anne adaylarından, ellerini karınlarının üstüne koyup, dinleteceğim şarkıyı bebeklerine adamalarını istemiştim. Ve sanırım savasana melodisi beklenen etkiyi gösterdi. Anneler savasana’dan kalktıkları zaman, çok duygusal görünüyorlardı ve hatta bazılarının göz pınarları dolmuştu…
Her zaman söylediğimiz gibi, yoga birlik ve bütünlük demektir. Yoga dersleri de bir ve bütün olmalıdır. Bu da, dersin temasıyla, niyetiyle, asanalarıyla ve seçilen müziklerle olabilir. Seçtiğimiz melodiler, dersin bütünlüğünü sağladığı gibi, öğrencileri de vermek istediğimiz ruh haline sokar. Ayrıca, kendi müzik tercihlerimizi öğrencilerimizle paylaşmak ve onlarla bir köprü kurmak için güzel bir yol olabilir.  Ne de olsa müzik evrenseldir, evrensel bir dili vardır müziğin, ve de müzik ve yoga ruhumuzu besleyen, dinlendiren, gevşeten gıdalardır…

Reklamlar

About burcuyircali

Hayata bambaşka bir meslek dalında atılmış ve 30 yaşından sonra kendini yoga dünyasının içinde bulan biri... Günde üç vardiya halinde bilgisayar başında ingilizce haber yazan biriyken, sırt ve bel ağrılarından muzdarip olup bir anda kendini yogada bulan ve kıpır kıpır yaşantısını yogayla sakinleştiren biri... Son beş yıl içinde yogayla dinginleşen, ve aslında kendini bulan biri... Tüm bu nedenlerden dolayı, yoga eğitmeni olmaya karar veren, hayatının akışını bir anda değiştiren, yoga önündeki tüm engelleri kaldıran ve kendini tamamen yogaya adayan biri... Sürekli yoga içinde olmayı, birşeyler okumayı, yaratmayı, insanlarla yogayı paylaşmayı ve yaşamayı seven biri... Gezmeyi, değişik deneyimler edinmeyi, okumayı, bazen yalnız başına kalmayı, bazen de etrafında binlerce insan olmasını seven biri... Kısacası herkesten bir parça içeren, herkes gibi olan biri...

One response »

  1. Geri bildirim: ders hazırlamak: dairesel mi zirve duruşlu mu? | burcuyircali

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s